ESKİŞEHİR TİCARET ODASI

Eskişehir kent merkezi ile çok doğrudan bir ilişkisi olmayan tasarım alanının, bu özelliği ile tasarımsal kimliğini kendi iç yapısından oluşturması gerekliliği, genel tasarım karakteri olarak belirlenmiştir. Kentsel sürekliliğin bittiği ya da başladığı bir nokta olarak görünen tasarım alanı bu anlamda ancak kendi yaratıcı dinamikleri ile kent sürekliliğine katılabilir. Alanın kentin yapısal sürekliliğine katılmasının temel unsuru zaten mimari programdır ve bu tüm tasarımcılara ortak paydada verilmiştir. Bu noktada tasarım, tüm alanı ve programı kente sunmakta dört temel tasarım yaklaşımı benimsemiştir. Bunlar:

 

  1. Topografyanın özelleştirilmesi, zemin (festival alanı, ağaçlandırılmış otopark, spor alanları peyzaj adaları)

  2. İmge (tasarımsal çerçeve)

  3. Özelleşmiş biçim (yapısal dil)

  4. Program yorumu (Programın Oluşturulması-genel sekreterlik, Program Eksiltilmesi-meclis salonu, konferans salonu, fuar fuayesi, yemek yeme alanı  ve Program bozumu- bina)

Bu dört ana tasarıma yaklaşım kararı alanın şekillenmesinde, binanın oluşmasında, verilen mimari programın binalaştırılmasında ve alanın kentsel bir değer olarak önemli hale getirilmesinde etkendirler. Bu çerçevede tasarım:

 

  • Alanın, kentlinin gündelik hayatına bir değer katabilmesi amacıyla bir takım yaklaşımlar benimsemiş ve bu anlamda zemini önemsemiştir. Alanın yakın çevresinin sanayi tesisleri ile dolu olması, gelecek perspektifinde de sanayi yatırımlarının artarak yakın çevrenin bir fabrikalar bölgesi haline gelebileceği ihtimalini arttırmaktadır. Bunun üzerinden ve ayrıca kentin değişen ihtiyaçlarına ve büyüyebilme ihtimaline karşı, zeminin mümkün olduğunca kamusal kullanıma açılması amaçlanmış ve özel bir tasarım aracı haline getirilmiştir. Bu tasarım için zemin bir tasarım omurgasıdır. Bu çerçevede, zeminin değerli kılınması için verilen programda zemini doldurarak kütle etkisi ile baskın unsur haline gelecek gibi görünen Fuar Alanları ve Açık Otopark alanının zemin üzerinden yok edilmesi ya da açık alan büyüklüklerinin farklı bir biçimde kullanılması bir tasarım fikri olarak görülmüştür. Bu fikirle Fuar alanları, tasarım alanının iki ucu arasındaki dokuz metrelik kot farkının da yardımıyla zemin altına konumlandırılmış ve bu programın bıraktığı boşluk, festival alanı olarak önerilmiştir. Programda yer alan ve fuar alanını destekleyen Açık Otoparkın zeminin görsel yapısına verebileceği zarar göz önüne alınarak yoğun biçimde kırmızı yapraklı akça ağaç, dişbudak ve ıhlamur ağaçları ile ağaçlandırılmıştır. Böylelikle otopark yoğunluğunun olmadığı zamanlarda yoğun ağaçlı alanın zemini pozitif anlamda güçlendirebileceği ön görülmüş, böylelikle alanın ihtiyacı olan eşik alan elde edilmiştir.

 

  • Tasarım alanı kendi içinde yapısal müdahalenin sınırlarını tüm tasarım alanına yayılacak biçimde bir çerçeve ile belirlemiştir, bu omurgadır. Üç ana kottan oluşan bu tasarım çerçevesi, kuzey-güney yönünde açık spor alanlarını, verilen programı yüklenen iki ana bina parçasını ve fuar alanları ile bu alan üzerinde konumlandırılan festival alanını içermektedir. Bu tasarımsal çerçeve festival alanlarında ahşap zeminleri, açık spor alanları zeminlerini ve bitki yetiştirmeye dönük peyzaj adaları içinde doğal toprak alanları içermektedir. Böylelikle zeminin farklılaştırılması ve üzerinde farklı eylem biçimleri tanımlanması ile Eskişehir sürekliliğindeki bu tanımsız alanın kentsel dönüşümünün sağlanması amaçlanmıştır.

 

  • Zeminin topoğrafik olarak örgütlendirilmesi ile oluşan bu tasarım çerçevesi ve çerçevenin oluşturduğu büyüklük ile bu büyüklük içinde konumlandırılan binanın, Eskişehir için mimari bir imge olabilmesi hedeflenmiştir. Bu imgenin ana parçaları tasarlanmış zemin parçaları ve bu parçalardan elde edilen binayı saran kabuktur. Zemin ve tasarımı örten kabuk birbirlerinin sürekliliğinde tasarım imgesini oluşturmaktadırlar. Bu imge, zeminin bir taraftan binanın fonunu oluşturmasını sağlarken diğer taraftan biçimsel özellikleri ile tasarımın kentliye açılabilmesi yönünde olanaklar sunmakta ve verilen programın özelinde kabuğun konstrüktif nitelikleri altında binaya dönüşmektedir.

 

  • Bu tasarım, tasarlanmış biçimin doğrudan bağlama ait bir yapı olabileceğini iddia etmektedir. Bağlam biçimin özelleşmesi ile kendini tek ve tanımlı hale getirebilir ve mimari bir özelleşme gösterebilir. Bu çerçevede tasarım, Eskişehir’e özel bir biçim arayışı sürecinde programı, konstrüksiyonu ve tasarımsal eylemleri önemsemiş, kendini oluşturan değerleri programın içindeki unsurlara ve binayı saran kabuğa bağlamıştır: Program tasarımı, konvansiyonel anlamda ofis alan büyüklükleri ile bu ofis yapısını kıracak program içindeki bazı parçalarının çarpıştırılması ile elde edilmeye çalışılmış, örneğin meclis salonu, konferans salonu, fuar giriş fuayesinin oluşturduğu kütüphane gibi hacimler ile karşılarında duran ofis hacimleri arasında bir gerilim tasarlanmıştır.

 

  • Program; genel sekreterlik, yönetim bloğu ve fuar sergi kongre merkezi ile sosyal tesisler olarak iki ana binaya bölünmüştür. Bu bölünmeyle elde edilen iki ana yapı tasarımsal çerçevenin merkezine yakın bir meydan ile birbirine bağlanmıştır. Tasarımı oluşturan iki ana yapıdan doğu-batı yönündeki genel sekreterlik-fuar alanı binası tek hacim olarak ele alınmış, program parçalarının bütünlüğü hedeflenmiştir. Bu hacmin içinde genel sekreterliğe ve yönetime ait ofis birimlerine ve fuar kongre merkezine ait birimler konumlandırılmıştır. Genel sekreterlik ve yönetim birimlerinin program örgütlenmesi içinde yer alan ve tasarımın ana kararını oluşturan, kütüphane, meclis salonu, personel yemek alanı, fuar giriş fuayesi gibi bazı programlar bu bloğun batı bölümünde birer sergi nesnesi olarak dışa vurulmuştur. Böylelikle biçimlenmenin karakterini oluşturan önemli bir yapısal nitelik elde edilmeye çalışılmış, binanın bağlama özel hale getirilmesi yönünde bir durum elde edilmiştir. Yapı, bu programları vitrini haline getirerek kendi niteliğini kendi içinden sunmaktadır denilebilir. Bu çerçevede binanın batı cephesi tamamen boşaltılmış ve yapısal boşluk içinde yüzen programlar, verilen bütüncül programı bozmak ve yıkıcı bir biçim elde etmek adına önde oluşturulan 0.00(800,042) kotundaki meydana açılmışlardır. Tasarımın doğu-batı yönünde konumlandırılan ana binası yönetim ve genel sekreterlik binası ile fuar alanın girişini içinde barındırmaktadır. Bu bina meydan ile doğrudan bağlantılı olup 0.00 kotundaki meydan bina içine doğrudan aktarılmaya çalışılmış, dışarıdaki kamusal alan (meydan) içeride devam ettirilmeye çalışılmıştır. Bu bölümde hizmet binası, giriş fuayesi, yönetim ve genel sekreterlik katları bağlantı merdivenleri, meydan kotu ile doğrudan bağlantı personel yemek alanı, fuar alanı ana giriş fuayesini bir bölümü konumlandırılmıştır. Bu anlamda girişin doğu yönünde üye ile doğrudan bağlantılı birimler ana fuaye ile bağlı hale getirilerek çözülmüştür. Zemin kat tüm mekansal etkinin algılanması için mümkün olduğunca boşluğun tasarlanması ile çözümlenmiştir. Fuar alanı girişi yine bu ana fuar alanından verilmiştir. Fuar kullanıcıları ana mekanın içinden girerek fuara bağlanmaları sağlanmıştır. Böylelikle hem giriş sembolik hale getirilmiş hemde tasarımsal biçimlenmeye katkıda bulunan bir eliptik bir hacim elde edilmiştir.

 

Güney bina 0.00 kotu üzerinde +4.50, +9.00, ve +13.50 olmak üzere 3 kat ve 0.00 kotunun altına doğru -4.00, -8.00 ve -12.00 kotlarından oluşturulan katları içermektedir.

Bu temel açılımın çerçevesinde tasarım kuzey-güzey yönünde ikinci ana parçası sosyal tesislerdir. Kuzey-güney yönündeki parça -4.00 kotunda genel tesisleri ( üyelere ait ve özel işletmeye uygun hale getirilmeye çalışılmış bir çeşit kulüp mantığı ile işletilebilecek, restoran, pastane, tenis salonu, fitness salonu, kapalı ve açık yüzme havuzları, squash ve aerobik salonlarını içermektedir) 0.00 kotunda meydan ile düz ayak bağlantısı sağlamış olan çok amaçlı salon, ve konferans solunu ile bu iki soluna birden hizmet eden ortak fuaye alanı ve sergi alanın düzenlenmiştir. Konferans salonu biçim niteliklerine katkı amacıyla dışarı doğru patlatılmıştır.

Tüm bu açılımlarla bu tasarım biçimini özelleştirmeyle, programı parçalamayla, zemini tasarımın temel yapısı haline getirmekle ve bu zemini maksimum düzeyde kullanmakla kendi niteliklerini özelleştirdiğini ve Eskişehir’in kent kimliğine katkıda bulunduğu düşünmektedir.

etorender016
etorender001
003_zemin_kat_planı
001_vaziyet_planı
etorender017
etorender006
etorender014
etorender009