DÜZCE ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜ

Bu öneri doğa, mekân ve kullanıcının nitelikli buluşmasına yöneliktir. Bu niteliğin düşünsel büyüklüğüne/şiddetine “ne kadar mimarlık ne kadar doğa eder?” sorgulaması ve Düzce Üniversitesi Kampus  alanın sahip olduğu eşsiz doğal ve ekolojik özellikleri; üniversite öğrencisinin ders dışı hayatını göremeyen/kurgulayamayan idari, kentsel ve mimari yaklaşımların yapılandırdığı güncel Kampus ortamının değerlendirilmesi ile erişilmiştir. Önerilen tasarım doğanın bir gelecek fikri olarak mekanın önünde olması üzerinedir. Bu nedenle bu tasarım bir değerler sistemi oluşturmak ve böylece kampusu özgün hale getirebilmek için mimarlığın, her tasarım problemine ait çözümde tekrar eden  tüm biçimsel, imgesel niteliklerini göz ardı eder; arkaik olanı ve doğanın kendinden üretilmiş mekanlarını kurgulamaya çalışır. Bu, sanat tasarım fakültesinin mekânsal-kamusal değerlerinin yanına/karşısına bir dağ çileği veya karalahana bahçesinin veya bir çeltik veya mısır tarlasının mekânsal-kamusal değerlerinin konulmasıdır. 

Omurga: Bu tasarım kampus alanını doğu- batı yönünde bütünüyle geçen peyzajın farklı unsurlarını, mimari programda iletilen mekanları, etkinlik alanlarını, yaya ve bisiklet yollarını, meydanları ve olası/potansiyel her tür eylemi üzerinde barındıran bir omurga üzerine geliştirilmiştir. Bu omurga alanın topografya yönelik özellikleri ve mimari ihtiyaçlar arasında bir oluşturucu/yapısallaştırıcı asal “ bir şeydir”. Bu şey mimari yaklaşımın, kampusu birbiri ile iletişime geçirecek önerileri içerir.

Üniversitelerin, ülkenin tüm kurumları arasında işleyişi ve içeriği bakımından en dinamik yapıda olması beklenebilir. Bu aktif kimliğin oluşması tümüyle zihinsel yapıların doğru kurulmasıyla mümkün olabilir. Üniversite çelişkilerin, çatışmaların, yüz yüze gelmelerin, kopmanın, bilinmeyeni tanımlamaya çalışmanın alanında, gidilen/geliştirilen yolları tanımlamaya veya geliştirmeye çaba gösterdiği sürece; katılımcı, özgür, güvenli bireyleri inşa etmeye giriştiği sürece öncü ve dinamik olabilir. bu bağlamda bu öneri tüm üniversite için belirlenmiş tanımlanmış mekan kurgularını, bilinen veya nesne üreten; imgeyi önemseyen her tür yaklaşımı reddederek açık, bağımsız tanımsız, kişiye özel meksan arayışlarını keşfetmeye ve tanımlamaya girişir.

Bu nedenle kampüs  alanının eksik değerleri üzerine tasarım geliştirir. Buna planlı düzensizlikler denilmiştir. Güzergahların kesişim ve sürekliliğinde oluşan alanların dönüştürülmesi ve kendini her seferinde baştan oluşturmaya/yenilemeye yönelik mimari tavırların oluşturulması. Omurga var olan kampüs ün kararsız, keyfi, gelecek düzeninden yoksun yaklaşımları üzerine mutlak bir düzenin, homojen bir örtünün tanımıdır.

Çeltik, karalahana tarlası ve dağ çileği bahçesinin mekânsal anlamı: Omurga bir süreklilikler bütünü olarak tasarlanmış bir peyzaj katmanıdır. Bu tarım için ayrılmış alanların, tüm üniversite için bir özelleşme biçimi oluşturmasıdır. Çeltik tarlaları, mevsimlik çiçek adaları, mısır, karalahana, dağ çileği bahçeleri; tütün, pancar ekim alanlarını barındıran bu tarım alanları her fakültenin, her bölümün veya üniversitede bulunan her paydaşın ortak bir etkinlik için; bir sosyalleşme, bir araya gelme biçimini oluşturabilmesini sağlar. Tarım alanları ve bahçeler kampus ün ve eğitimine, sosyal olana yönelik mekânların peyzajı değillerdir. Bu öneride tam zıttı bir durum söz konusudur. İhtiyaç programında verilen ve sonuçta kampüs  içinde gelişecek mekanlar tasarlanmış/önerilmiş doğal amın doğal peyzajını oluşturur.  Topoğrafyası ve  peyzajı eşsiz fakat anlamsızlaştırılmış bir kampus ün tasarıma yönelik en özel ifade bu durum üzerine geliştirilmiştir. Yılın her mevsiminde mutlak mekan  olarak dışarısı tasarımın ana kurgularından biridir.

Mimari mekânlar: Mimarlık bir sonuç olarak nesne üreterek aslında doğal olana karşıt bir ifade biçimi üzerine var oluşunu kurar. Her mimari mekân doğanın bir biçimde dönüştürülmesi üzerine geliştirilir. Bu öneri tarım alanlarının sürekliliğinde ve yaya-bisiklet yollarının aralarında doğadan farklılaşmamış/nesnel, imgesel, yapısal kimliğini bilindik ifadelerle katı bir nesne kültürü üzerine dayandırılmamış mekânlar önerir (bknz: tüm kesitler). Böylece bu eşsiz topografyanın daha fazla insan eliyle ezilmesinin, ötelenmesinin, göz ardı edilmesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır.

Topografyayı yeniden üretmek veya kesit tasarımları: bu tasarım alanı farklı kesitler bağlamında geliştirilen farklı yaklaşımlarla üretilen açık ve kapalı alanlar kapsamında tasarlar. Önerilen tüm kesitler verilen topografya eğrilerinin en doğru karşılıkları bağlamında açığa çıkan açık ve kapalı alanların anlatımıdırlar. Diğer deyişle kesitler arazi yapısına uygun; kesitin geçtiği yerin kot farklılıklarının değerlendirilmesi ile üretilmiş yere göre durumlardır. Bu nedenle her bir kesitin ve mekânın durumu/niteliği bir diğerine göre farklıdır.

Mimarlığın durumu/ “Ne kadar mimarlık?”: Düzce Üniversitesi kampusunun doğal, topografya yönelik eşsiz değerleri için mimarlığın, var olan kampus  sürekliliğinde olduğu gibi, fazladan bir şey olmaması tartışılmıştır. Bu, böylesi bir doğal ortamın içinde bina yapmanın ve bir üniversite hayatı şekillendirmenin ne demek olabileceğinin araştırılması/ anlaşılmaya çalışılmasıdır. Bu nedenle, yarışma şartnamesinde verilen ihtiyaç programı bağlamında gelişecek tüm potansiyel binalar, yaya, bisiklet yolları, tarım alanları, etkinlik alanları boyunca ve onların arasında/altında kalacak biçimde,omurga sürekliliğinde toprağın içinde konumlandırılmıştır. Bu durumda esas tartışmatasarlanan kesitler, mekânsal gereklilikler ve kampus ün ihtiyaçları bağlamında mekânın nasıl üretilebileceği üzerine yapılmıştır. Bir taraftan mimarlığın nesnel sonuçları bağlamında ışık, hava, büyüklük, konstrüksiyon, programatik süreklilikler diğer tarafta da bu nesnelliğin bina fikri olarak doğa ile çatışan ve onu reddeden tüm fazlalıkları tartışmanın odağını oluşturmuştur. Bu nedenle kesitlerde kotlar her bir noktada özellikle ele alınarak, kesit içinde kaybolan bina fikri prensip olarak tüm alanda denenmiştir. Yön, ışık, hava, konum ve eğitimin durumuna göre özelleştirilen yapılar en batıda ilahiyat fakültesi ile başlar ve doğuya doğru merkezi derslikler, festival alanı, merkez meydan ve ona bağlı konumlandırılmış kütüphane öğrenci merkezi, kültür merkezi, bunların doğusunda sanat tasarım fakültesi ve en doğuda ise misafirhane ve uygulama okulları ile devam eder. Böylece, asal amaç olan doğa-mimarlık uyumu ve omurganın erişilebilir, iletişimi kolaylaştıran nitelikte olması, ulaşılabilir/erişilebilir olması düşüncesi kampus e yayılmıştır. Böylece omurga doğa ve mekan bağlamında mimarlığın güncel değerlerini farklı bir biçimde ele alan bir yaklaşım bağlamında ana bir yapıya dönüşür. Doğanın tasarlanmış hallerin bir sürekliliği olarak mimarlığın baskın yapısını kendi içinde eritir. Dolayısıyla omurga içeriği ile tüm bünyenin  daima işlek/yoğun/canlı bir halde içinde mekanın, bitkinin, eylemin, zamanın, ağacın var olduğu yaşayan bir bünye haline gelir.

Müdahale ve inisiyatifler: Kampus ün gelecekte nitelikli bir hale gelmesi için iki farklı inisiyatifin gerçekleştireceği güçlü müdahalelere ihtiyaç olduğu sarihtir. Bunlardan birincisi tasarımcının inisiyatifinde olan yaklaşım biçimleridir. Bu, kampus  hayatı, mekân organizasyonu, doğanın korunması ve önemsenmesi gibi tasarımla ilişkili ve kampus ün gündelik hayatının gelecekte nasıl şekilleneceğini tanımlamaya yönelik yaklaşım biçimlerini içerir. Bu kapsamda, bu öneri müdahalesini mimarlığın etkilerini geri plana itecek,topografyanın niteliklerinin ve doğanın üstünlüğünün vurgularını arttıracak geliştirilen topografya içi ve üzeri prensip yaklaşımı ile gerçekleştirir. Bu bağlamda da merkez meydan olarak tanımlanan ana düğüm noktalarından birinin konumlandırıldığı yerde yer alan ve henüz yapılmayan merkezi derslikler kaldırılmış ve alanın batısında yeniden tasarlanmıştır.

İkinci inisiyatif ise idarenin gücü ve yaptırım kararlılığı etrafında şekillendirilmelidir. Kabul edilmelidir ki, bu biçimde gelişmiş bir kampusun sonradan yapılan bir planlama ile zayıflık ve eksikliklerinin giderilmesi hiç kolay olmayacaktır. Bu durumda idarenin geliştirilen önerilerin içinde barındırdığı radikal kararları (yıkma, taşıma) uygulamaya dönüştürmesi ve yapılan bazı yatırımların kampusun nitelikli gelecek gelişimi uğruna, göz ardı etmesi, bir inisiyatif türü olarak kararlı bir müdahale biçimi olacaktır. Dolayısıyla her tür dengesizliğin, plansızlığın, düzelebilmesi bu durumda sadece yapılan tasarımların niteliğine bağlı değildir, idarenin de kendi yaratıcı müdahalesi ve inisiyatifleri gerçekleşecek kendine ait/kendi odağında bir tasarım alanı tanımlaması son derece önemlidir.

04
01 web
03
sema 01
sema 02
kesit_1_uygulama_okulları_ve_misafirhane
kesit_3_tasarım fakültesi